Hakkımızda
Kanon
Kanon, "eşit aralıklarla ilerleyen ama birlikte değil de birbiri ardınca duyulan iki ya da daha çok sesin birbirine kesin ve sürekli bir biçimde öykünmesiyle oluşan bütün" demektir.
Dinde veya başka bir konuda otorite sayılan metinlerin tümü için bu ismi tercih etmişler: Kanon. Örneğin, edebî kanon gibi. Ya da medyatik kanon?
Tıpkı bütün bilgisel otorite araştırmalarının doğuşunda olduğu gibi — mesela Hermeneutiğin İncil'in yorumlanışıyla doğmasındaki gibi — bir anlam araştırması önce dinî bir otoriteye yönelmiş. Çünkü kanon — kanun? — hep bir otoriteyle, yani hep din ile aynı manaya gelmiş.
Bu tanımlarla birlikte kendimize belirlediğimiz haber alanı olarak Kanon ise, modern dünyada izlediğimiz görüntüler ve sözlerin neye tekabül ettiği bir paradigmanın bilincinde olan siyasi bilinç olarak tanımlanır.
Kanon'un bir paradigmayı kendine konu alması, onun kendisinin de bu tarihin bir parçası olduğunun bilincinde olması anlamına gelir. Ve onun politik bilinci budur: Kendisinin bilincinde olması. Böylece, modernizmin simülakrlarının bilincinde olan ve bu simülasyona doğru kuramsal - medyasal - bir anarşizm olan Kanon, yaşadığı dünyada doğru haberi olduğu gibi - wie es eigentlich gewesen war - edinmeyi doğru bir varoluşun kaçınılmaz şartı sayar. Bu yüzden iletmeye değer bulduğu doğru haberi, "Bu dünyada varoluş amacımla alakalı olarak bilmem gereken haber nedir?" sorusuyla arar.
Bütün bunlara rağmen haberleşmemizin ve diskurlarımızın temel kaynağı olma özelliği bugün hâlâ medyaya aittir. Yani aslında, diskurda birincil tesiratı belirleyen kolektif bir neslin bilincini bir edebi kanona atıfla tanımlarken, aktif politik — ya da apolitik — kolektif bilinci medya kanonuyla tanımlayabiliriz.
Kanon bu belirli başlı kritiklerin bilincinde olarak kendisinin seçeceği alanı belirler. Yani onun diskurlarını belirleyecek olan politik bilinci işte bütün bu kritikler terkip eder.
Via Positiva Tanımlar
- Kanonun logosu Arap harflerinden mürekkep, bir hat çalışmasıdır. Ve Kanon, İstanbul'dur. Bu fiziksel konumu ve tarihsel olarak yaptığı bu tercihin ifade ettiği kimlik onun nerede durduğunu söyler.
- Kanon, İslamî bir varoluşla damgalanmış bir iletişim hassasıdır. Ve onun bir şey iletmeye lüzumlu/değer olup olmadığını anlamak için sorduğu soru şudur: Bu hadise benim bu dünyada varolma amacımla alakalı bilmem/yapmam/düşünmem/hissetmem gereken bir şeyi bana söylüyor mu? Onun sorduğu soru sadece budur ve başka hiçbir şey değildir.
- Her an her yerde bir başka gerçek cereyan eder ve Kanon çeşitli ilinekler aracılığıyla İslamî varoluşla bir yönüyle alakalı her gerçeği yansıtmayı tercih etmez. Bu onun, bir tüketim nesnesi olarak ya da eğlencelik bir üslubla istifade edilecek bir nesnenin üretimini gözüne kestirmediğini ifade eder. Burası Kanonun varlık şartı için önemli bir delta noktasıdır. Kanonun, haberi veren gönderici ve haberi alımlayan alıcı arasındaki diyaloğun bağlamında bir diyalog beklentisi vardır. Bu vesileyle kendisinden haber vermek istediği konu ve onu aktarmadaki dil tercihiyle, muhatap almak istediği bir kitleye sahip olması beklentisi içindedir. Zaten her zaman ne söylediğini bilen yani haberin ne olduğunu zaten bilen bir kişiye haber aktarılabileceği için, bu ilişkide var olma şartını belli bir haberinin aktarıldığı ve alımlandığı bir diyaloğu oluşturmaktır.
- Kanon, İslam coğrafyasıyla çok yakın bir ilişki gayreti içindedir. Kendi bünyesinde de dahi farklı milletlerden Türkçe konuşan Müslümanlardan terkip bir oluşum olması gibi, onun doğal refleksinde de bu birlikteliğin unsuru vardır. Bu da, ülke içi siyasette sıkışmış bir düşünce gerilimi açısından konularını seçmemesi demektir. Kanonun en belirgin vasfı da işte burada yatar. O, belli bir düşünce ve hissetme anlayışını tutturmuş bir bakış açısıyla dünyaya/Türkiye'ye gözlerini diker.
- Birçok gerçeklik ve haber spektrumunda kendisine seçtiği boşluk neresidir Kanonun? Çünkü o ne malum bir konuda üslup ayrılığına gitmek ister ne de belirli bir dil ortaklığında farklı bir konu seçmek ister. Onun, hem üslup hem de konu olarak eksikliğini duyduğu bir boşluk vardır. Kanon, hangi gerçeğini yansıtılmadığı, hangi duyarlığın bir ifade bulmadığını düşünür? Bir asır öncesinde matbaa düşünce ve örgütlülüğün biçimiydi. Düşünceler yayıldıklarında — dağıtım ve basım sınırlılıklarına rağmen — yazı ile yayılırdı ve engellendiğinde ise, engellenen şey yazıydı. Matbaaya yönelik direnç gösterilmiş olmasına karşın tarihte yine de tıpkı bütün yenilikler gibi belirli insanlar kendi ifade biçimlerini bu araçların içinde yeniden dizayn ederek kendilerine bir form buldular. Ve alıcı ve dinleyici arasındaki tesiratlı diyalogu bu yeni ifade araçlarıyla yeniden ürettiler. Örneğin Türkiye'de kendileri aracılığıyla İslamcılık deneyimine tanıklıklık ettiğimiz dergiler, bu nitelikleriyle kendi zamanlarının ötesinde bir işleve sahip oldular. Yazı, bir iletişim aracı olarak esas iken, onun esas öznesi, şairler — yani — dil oyuncularıydı. Bugün içinde bulunduğumuz yaygın bağlamın, esas öznesi olmak bir dil mahareti gerektirmese de ya da okuyucudan bir gayreti aktif bir gayreti bekleyen bir yapısallığa sahip olmasa da, bütün ifade biçimleri kendi formu kendi özü etrafında yeniden dizayn etmekle mucehhez olmaya mecburdur. Bu gerekçeyle, Kanon, içindeği bulunduğu dilin yapısallığında kendine bir alan keşfetmeye gayreti taşır ve onun aradığı bu biçimi de sadece özü etrafında tanımlayabiliriz. Bu yönüyle Kanon medyatik tüketim biçimlerine olduğu gibi itaat etmez ve anlatmak istediği şeyi anlatacağı bir formun daimi arayışı arzusunun bünyesinde taşır.
- Ses, yazı ve görsel olarak tüketim biçimlerine tabi olan kültlerin varlığından istifade etmek istemez. Her zaman tüketimi, bir yeniden üretim olarak kurabilmek için sunduğu içeriğin yeniden üretebilir olması için çaba sarf eder.
- Kanon, Türkiye'de matbu hafızada yer alan İslamcılık deneyimini, bu niteliğin bir mahfuzu olarak medyatik hafızaya aktarmak ister.
- Kanon, Modern Türkiye Tarihi'ni medyaya aktarmak ister.
- Türkiye'nin içinde bulunduğu seküler deneyim ve tasarımını eleştirir.
- Fransız Devriminin etkisiyle ortaya çıkmış, "şovenizm, ırkçılık, vb." gibi yeryüzünü dinlerini eleştirir.
- İki dünya savaşı sonrasında ortaya çıkmış, sunî dinlerin boşluğunda ortay çıkmış düşüncelerin ardılları olan modern kavramları eleştirir.
- Türkiye'de bir Müslüman sınıf bilincine katkı sunmak ister.
- Entelektüelizm ve esrik eylemcilik — vita activa versus vita contemplativa — arasında diyalog kurmak ister ve kendisine bu ikisi arasında bir vasat arar.
- Aktivizm formunu eleştirir ve "sivil" yapılanmaları aşma tasarımını, medya kanadında araştırmak ister.
- Medyaya karşın pejoratif görüşlü, fakat — geistin — ruhun anasırı olan şahsiyetleri, onlara ait bir formda yeniden geiste — ruha aktarmak ister.
- Kanonu terkip eden ruh, siyaseten tüketilmiş bir ruh değildir. Kendinden önceki neslin arzu ettiği şeylerden çok daha ötesini arzular. Bu veçhesiyle, geçmişle çok daha yakın ilişkiler kurar. Ve bir köke sahip olmak arzusunu, atalarının taşıdığından daha şiddetle taşır içinde.
- Kanon, haberi ve onun formlarını keşfetmek üzere ARGE çalışmaları yapacağı bir haber laboratuvarı kurma arzusunu taşır: Yine, bu alandaki sorusu aynıdır: Bu dünyadaki varolma amacım dolayısıyla, neyi bilmeliyim, neyi bildirmeliyim ve neyi daha çok bilmek ve bildirmek istemeliyim?
- Kanon, İslamizasyon sürecinin medyadaki bir parçası olmak ister.
Via Negativa Tanımlar
- Kanon, Müslüman Türkiye'nin siperi ve müdafii olmak inanç ve iradesinin tecessüm ettirilmesi gayesiyle, bir medya kanadı olarak kurulmuştur.
- Açıkça siyonist ve emperyalist söylem/eylem içinde olmayan tüm Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları Kanonun doğal muhatabı sayılacaktır. Aksine söylem ve eylemleriyle siyonizme ve emperyalizme hizmet eden tüm kişi ve kuruluşlar Kanonun Türkiye Cumhuriyeti hukuk düzeni içinde ve yasal çerçevede — medyada doğru bilgi ve enformasyon savaşında — mücadele edeceği birinci dereceden muarızları olacaktır.
- Kanon, siyonizmi tanımlı ve tanımsız her iki biçimiyle kendisine muarız kabul ettikten sonra asıl mücadeleyi tanımsız siyonizme karşı vereceğinin idrakiyle Türkiye'nin tanımsız siyonizmin ana yurdu olmaklığına son verme iradesini beyan ederek ülkemizdeki gizli siyonizmi ifşa etmenin, tarz-ı hareketlerinden bir tanesi olduğunu belirlemiştir.1
- Kanon, tarihle ve tarihi şahsiyetlerle bir kör dövüşüne girmeyecek, Atatürkçülük maskesi ve Kemalizm ideolojisi uhdesinde kararlı bir şekilde yürütülen "İslam ve Müslüman Türk" düşmanlığının siyonist temellerini ifşa etmekle ve ardından bu habis örgütlenmeye karşı medyatik enformasyon mücadelesiyle yetinecektir.2
- Kanonun hedefi Müslüman Türkiye'nin muhafaza edilmesidir. Ve Kanon, bu muhafaza mücahedesinin medya kanadıdır. Ancak Kanon, soyut Müslüman toplumunun medyadaki herhangi bir alt unsuru olmayı en başından reddeder. Buna bağlı olarak, Müslümanlığın güncel veya tarihsel meselelerinde taraflardan herhangi birinin lehinde veya aleyhinde bir görüş veya tutum içinde olmamayı da ilk umdesi olarak benimsemiştir.
- Kanon, kendini Müslüman olarak tanımlamayan yahut Müslümanlığı üst veya alt kimliği olarak görmeyen, benimsemeyen kurum ve kuruluşları mücadelesinin seyrine göre ve Müslüman Türkiye fikrinin aleyhine olacak gelişmelerin içinde ya da yanında göründükleri özel durumlarda "muarız" sayacağını şimdiden beyan eder. Bu meyanda Kanon, Müslüman kurum ve kuruluşları karşısına almayı hiç arzu etmese de, söylem ve eylemleriyle siyonizme, emperyalizme ve fitne illetine hizmet etmeleri durumunda "muarız" kabul edeceğini de şimdiden beyan eder.
- Birbirinden ayrılmayacak şekilde kaynaşmış olan siyonist emperyalizmin yahut emperyalist siyonizmin daha çok kullandığı demokratik rejimler ve daha az kullandığı totaliter rejimler eliyle küresel ve medyasal gücü boyunduruğu altında tuttuğu, otoritesini bu rejimlerin sözde hukukuyla meşrulaştırdığı güncel vasatta Kanonun bu güç ve otoriteyi gayrı meşru sayarak yola çıktığı ortadadır. Binaenaleyh Kanonun yürüteceği mücadele meşru medya mücadelesi olduğu halde bu vetirede mücadelemizin siyonist ve emperyalist otoriteler tarafından suç/yalan isnadıyla mukabele göreceği de aşikârdır. Kanon, küresel karanlık gücü elinde tutan siyonist emperyalist şebekenin yarattığı korku imparatorluğuna karşı giriştiği mücadelenin bu karanlık ve korkulu sularda seyredeceğinin bilincindedir ve neyle — nelerle — itham edileceğini bilmektedir. Ezcümle, Kanon, siyonist emperyalist şebekenin karanlığına karşı yürüteceği hukuk mücadelesinin suça büründürülmesi ihtimaline karşı hazırlıklıdır ve kararlı bir biçimde direnme azmindedir.
- Kanon, güncel toplumsal hayatı kuşatan siyonist emperyalist şebekenin ağını ören yapılanmaya karşı elbette ki Müslümanlığın temel önermelerine sahip çıkmayı önceleyecek ve hem Türkiye'yi hem dünyayı toplumları saran bu şebekenin ağlarını tanıtmayı, bunlara karşı önlem almayı ve nihayetinde karşı harekete geçmeyi mücadelesinin temel esasları sayacaktır.
1 Türkiye'deki siyonist yuvalanmanın ve muhtelif açık/gizli siyonist teşekküllerin kaynağı mahut dönmelik olmakla birlikte özellikle Cumhuriyet döneminde kimin dönme kimin müslüman olduğu birbirine karışmış; tüm dönmeler, masonlar ve sair gayrımüslim ekalliyetler köksüz bir Türkçülük fikrinin mutaassıp temsilcilerine dönüşmüştür. Bu dönüşümle yetinmeyen Siyonizm sırtını Atatürkçülüğe ve meşum "Atatürk Türkiye'si" sloganına yaslayarak kendine tartışmasız bir yer edinmeyi başarmıştır. Mücadelemizin bu alanda yoğunlaşacağı daha şimdiden kesinleşmiş gibidir.
2 Bu gerçekten hareketle Kanonun nezdinde tüm Kemalist kurum ve kuruluşlar Siyonizm şaibesiyle meşbudur. Halkının ve halkın istinat ettiği tarihi ve manevi köklerin azılı düşmanı olan bir ideolojinin Türkiye'nin milli menfaatlerine değil karanlık ve soysuz bir güce hizmet ettiği bizim için apaçık bir hakikattir.
Objektiflik ve Gerçeklik
"Objektif", bilindiği üzere imkânsız bir durumdur. Çünkü bu ismin kendisini aldığı nesne olan objektif düşünüldüğünde, bir kamera son tahlilde gerçekliğe bakacağı ve yansıtmak üzere kendisine seçtiği vehçe veyahut yansıtmamayı seçtiği diğer vehçeler aracılığıyla hangi gerçeği yansıtacağına dair yaptığı tercihi bildirmiş olan bir kaynaktır.
Bu kapsamda herhangi bir ulak, sadece hangi gerçeğin önünde durmak ve hangi gerçeği yansıtmak istediğine dair bir soruyu cevaplandırmalıdır. Böylece işte, Kanon'un hangi gerçeğin önünde duracağını, sözgelimi politik bilinçte tanımladığımız Kanon'un, kendisinden söz etmeye ihtiyaç duyduğu ve kendisinden haber vereceği alanı, ve bütün bunları hangi üslup aracılığıyla yansıtmak istediğini, bu karakteristik özelliklerimizde tanımlamış bulunuyoruz.
İletişim
Kanon hakkında daha fazla bilgi almak, görüş ve önerilerinizi iletmek için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
[email protected]